Güncel
Giriş Tarihi : 06-10-2021 19:26   Güncelleme : 06-10-2021 19:26

Pandemi tıbbi atık miktarında artışa neden oldu!

​​​​​​​Pandemi, maske ve eldiven kullanımının artmasına neden olurken aynı zamanda tıbbi atıkların da çoğalmasına yol açtı. Doğrudan teması azaltmak için kullanılmış maske ve eldivenlerin konduğu torbanın yüzde 70’i dolduğunda kapatılması gerektiğini belirten uzmanlar, depolanan atıklara da dokunulmaması gerektiğini ifade ediyor. Uzmanlar, tek kullanımlık plastik ürünlerin çevre sağlığını da tehdit ettiğini ve her yıl üretilen 300 milyon ton plastikten 8 milyonunun denizlere ulaşarak ekosistemi olumsuz etkilediğini vurguluyor.

Pandemi tıbbi atık miktarında artışa neden oldu!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Program Başkanı Öğretim Görevlisi İnci Karakaş, tıbbi atıklarla ilgili değerlendirmelerde ve çevreyi bu atıklardan korumaya yönelik önemli tavsiyelerde bulundu. 

 

Etkili atık yönetimi benimsenmeli

 

İnsan sağlığı açısından tıbbi atıkların daha fazla risk unsuru oluşturduğunu ifade eden İnci Karakaş, “Son yıllarda tıbbi atık miktarlarında artış meydana geldiği ve bu artışın oluşumunda pandemi sürecinin de etkisinin olduğu gözlemlendi. Tıbbi atıkların ayrıştırılması, toplanması ve depolanması esnasında insan sağlığında meydana gelebilecek riskler nedeniyle ve toplum sağlığının korunması amacıyla etkili bir atık yönetimi benimsenmeli.” dedi.

 

Atıkların sağlıksız yönetimi öngörülemeyen etkilere yol açıyor

 

Tıbbi atıkların sağlıksız yönetimiyle insan sağlığı ve çevre üzerinde öngörülemeyen etkilerin ortaya çıktığını vurgulayan Karakaş, “Bu nedenle atıkların toplanmasının, güvenli bir şekilde taşınması ve nihai olarak bertaraf edilmesinin son derece önemli olduğunu söyleyebiliriz. Biyomedikal ve tıbbi atıkların diğer katı atıklardan farklı değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı. Etkin atık yönetimiyle uygun toplama, ayırma, depolama, taşıma, işleme ve bertaraf etmenin yanı sıra dezenfeksiyon ve personelin korunması gibi adımların dikkatli yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

 

Dünyada her yıl 300 milyon ton plastik üretiliyor

 

Pandemi süreciyle birlikte maske ve eldiven kullanımının arttığına dikkat çeken Karakaş, “Kullanılmış birçok maske ve eldivenin sokaklara atılması, toplum sağlığı açısından tehlike yaratıyor. Maske ve eldivenlerde bulunan virüs yükü sebebiyle bu atıklarla temas eden kişilere hastalığın bulaşma olasılığı artıyor. Bu durumun halk sağlığını tehdit eden bir unsur haline geldiğini dile getirmekte fayda var. Ayrıca, çevre için en büyük tehdidi tek kullanımlık plastik ürünler oluşturuyor. Dünya çapında her yıl yaklaşık 300 milyon ton plastik üretiliyor ve bunun 8 milyon tondan fazlası denizlere ulaşıyor. Bu durum neticesinde denizlerdeki ekosistemde bozulmalar meydana geliyor.” dedi.

 

Maske ve eldiven atıkları yüksek sıcaklıkta yakılmalı

 

Pandemiyle birlikte çevreye ulaşan plastik atık yoğunluğunun daha da artacağının tahmin edildiğini vurgulayan Çevre Sağlığı Programı Başkanı Öğretim Görevlisi İnci Karakaş, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Artan plastik atıklar, canlı yaşamını tehdit ediyor ve canlıların dokularında birikiyor. Öte yandan virüsün kalıcılığı ve bulaşıcılığının yüksek olması nedeniyle diğer tıbbi atıklarda olduğu gibi kullanılan maske ve eldivenlerin de yüksek sıcaklıklarda yakılması, sterilize edilmesi ve kalan külün depolanması gerekiyor. Plastikten yapılan tıbbi atıkların kontrolsüz yakılmasıyla sera gazı salınımında artışlar oluşuyor. Bu da ağır metaller, dioksinler, poliklorlu bifeniller ve furanlar gibi potansiyel olarak tehlikeli toksik ve kanserojenik bileşiklerin açığa çıkmasına sebep oluyor. Sonuç olarak tıbbi atıkların yanlış yönetimiyle, halk sağlığının bozulması, enfeksiyonlarda artış ve hava kirliliği meydana gelebiliyor.”

 

Atık torbası doluluğu yüzde 70’e ulaştığında kapatılmalı

 

COVID-19’un yayılma riski sebebiyle doğrudan teması azaltmak için kullanılmış maske ve eldivenlerin konduğu torbanın yüzde 70’i dolduğunda kapatılması gerektiğini belirten Karakaş, “Bu atıklarla ilgilenen kişilerin kişisel temizlik kurallarına önem vermesi ve daha fazla güvenlik tedbiri alabilmek amacıyla torbanın fark edilebilir bir renkteki başka bir torbaya konulması gerekiyor. Depolanan atıklara daha sonra dokunulmamalı ve atıklar karıştırılmamalı.” dedi.

 

Bireysel eldiven tüketimine dikkat edilmeli

 

Bireysel olarak eldiven tüketimine dikkat edilmesi ve eldiven kullanımının oluşturduğu sanal güven hissine dikkat edilmesi gerektiğini de ifade eden Karakaş, “Eldiven kullanımında kontamine bir yere dokunulduktan sonra temiz alana temas edilirse temiz yerin de kontamine olacağı unutulmamalı. Böyle bir durumda hem salgın riski sürüyor hem de plastik kullanımı artarak devam ediyor. Bireysel olarak alınan önlemlerde eldiven kullanımıyla ilgili aşırıya kaçmamalı ve dikkatli olunmalı.” diye konuştu.

 

Pandemide temizlik ürünleri kullanımı arttı

 

Öğretim Görevlisi İnci Karakaş, ‘COVID-19’un yayılmasını önleyen evde kalma ve dışarı çıkmama gibi tedbirler doğrultusunda temizlik ürünleri, tuvalet kağıtları ve gıda maddeleri gibi tıbbi olmayan evle ilgili ürünlerin üretiminde ve tüketiminde büyük bir artış yaşandı’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Bu nedenle evsel atıkların güvenli yönetimi de pandemi süresince kritik öneme sahip. Kontamine maskeler, eldivenler, kullanılmış veya son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar ve diğer tıbbi atıklar evsel atıklarla kolayca karışabiliyor. Bu nedenle evlerde tıbbi atıkların evsel atıklardan ayrı olarak depolanması gerekiyor. Tıbbi atıkların atıldığı atık kutusu, hastalığın yayılma riskini önlemesi açısından ilk fırsatta kapatılmalı. Evlerde ayrı olarak depolanan tıbbi atıklar, uzman kişiler tarafından toplanmalı. Tıbbi evsel atıkların açık bir şekilde yakılmasının, insan ve çevre sağlığı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğu unutulmamalı. Bu atıkların evsel atıklarla aynı yerde bulunmamasına dikkat edilmeli. Kişisel koruyucu önlemler alınırken kullanılan eldivenler sebebiyle plastik kullanımındaki artışa engel olmak gerektiği ve salgının yayılmasını önlemek amacıyla sanal güven hissine dikkat edilmesi gerektiği unutulmamalı.”