Siyaset

Milletvekili Kırcalı Yeni Anayasa Değişikliğini Anlattı

AK parti Samsun Milletvekili Av.Orhan Kırcalı kendisine ait resmi İnternet sinesinden anayasa değişikliği maddeleri hakkında is şu bilgileri verdi:

Anayasa değişikliğinde ki maddelere ve içeriklerine baktığımız zaman rejim değil, hükümet modeli değişiyor. TBMM kapatılmıyor, aksine güçlendiriliyor, Koalisyonlar bitiyor, seçim istikrarları sağlanıyor, uzlaşma kültürü gelişiyor. Gençlerimize güven veriliyor. Biz halkımızdan bir şey saklamıyoruz. Yalan siyaset yerine, açık ve şeffaf siyaset yapıyoruz. Milletine inana, milletinin faydası için çalışanlar halka karşı açık olur. İşte tüm açıklılığı ile bu maddeleri halkımızla paylaşıyoruz.

Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e iniyor. Gençlere siyasette alan açılacak.  Seçme ehliyetine sahip olan seçilme ehliyetine de sahip olacak. Gençlerin bakış açısı daha fazla siyasete yansıyacak. Siyasete hareket gelecek.  Gençler erken yaşlarda siyasi tecrübe sahibi olacak. Biz gençlerimize güveniyoruz.

Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkıyor Bu düzenlemeyle temsiliyet genişleyecek, artan nüfusun Mecliste temsili sağlanacak.  Vatandaşımız kendi ilinde daha fazla temsilciye sahip olacak.  Siyasette daha fazla temsil imkânı sağlanacak.

Meclis güçleniyor kanunları hükümet değil milletvekilleri teklif ediyor. Kanun yapımında Meclis iradesi ön plana çıkıyor. Meclisin bilgi edinme ve denetim yolları korunuyor. Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yöntemleri geçerliliğini sürdürüyor. Yazılı soruya hükümet üyeleri tarafından 15 gün içinde cevap verilmesi anayasal hüküm haline getiriliyor.  Mecliste hazırlanıp kabul edilen kanunu Cumhurbaşkanı’nın geri göndermesi durumunda da son söz Meclisin oluyor. Meclis kanunu salt çoğunlukla aynen kabul edip tekrar gönderebiliyor.  Meclise ilk defa Hakimler ve Savcılar Kurulu için üye seçme hakkı getiriliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis genel seçimi 5 yılda bir aynı gün yapılıyor. Meclis seçimleri 4 yılda birden 5 yılda bire çıkıyor.  Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı gün yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde iki turlu doğrudan seçim sistemi uygulanıyor. Bu yolla 5 yıllık kesintisiz istikrar dönemleri geliyor.  Halkın gündemi sürekli seçimlerle meşgul edilmiyor.  Erken seçim ihtimali azalıyor, kriz çözme ve uzlaşma kültürü ön plana çıkıyor.  Birlikte yapılan seçimler, birlikte çalışma kültürünü de destekliyor.

Cumhurbaşkanı veya Meclis seçimi yenileme kararı verirse, iki seçim aynı anda gerçekleşiyor. Cumhurbaşkanı’na ve Meclise, seçimleri yenileme yetkisi tanınıyor.  Cumhurbaşkanı seçim kararı alabiliyor. Aynı şekilde Meclis de beşte üç çoğunlukla seçim kararı alabiliyor.  İki seçim birlikte yapılıyor.  Bu düzenleme esasen uzlaşma ve uyum getiriyor.  Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alırsa kendi süresini de kısaltmış oluyor.  Birlikte erken seçim, sistem krizini önlüyor ve uzlaşma arayışının güvencesi oluyor.

Cumhurbaşkanı’nın partisi ile ilişiği kesilmiyor. Milletin doğrudan Cumhurbaşkanı’nı seçmesi ile birlikte Cumhurbaşkanı’nın siyasi sorumluluğu doğuyor.  Partili Cumhurbaşkanlığı ile siyaset daha samimi ve reel bir zemine kavuşmuş oluyor.  Parti kurulları ve kanalları Cumhurbaşkanlığı makamının halkla iletişimini ve ortak akıl ile politika oluşturmasını kolaylaştırıyor.  Bu durum siyaset üstü konularda tüm partilerle çalışmaya engel olmuyor.  Dolayısıyla seçime partili olarak girip seçilen Cumhurbaşkanı’nın partisi ile ilişiğinin kesilmesi gerçekçi değildir.  Cumhurbaşkanı’nın partili olması seçildikten sonra bütün milletin Cumhurbaşkanı olmasına engel değildir. (Bugünkü Başbakan ve Bakanlar gibi)

Cumhurbaşkanı’na kararname çıkarma yetkisi veriliyor.  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde çift başlılık ortadan kalkacağı için, şu an Bakanlar Kurulu’nda olan kararname çıkarma yetkisi, hükümetin başı olan Cumhurbaşkanı’na devrediliyor.  Cumhurbaşkanı, idari düzenlemeleri Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapıyor.  Temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevler konusunda kararname çıkaramıyor.  Anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kararname çıkaramıyor. Kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkaramıyor.  Kararname ile kanunlar çeliştiğinde, kanun hükümleri uygulanıyor.  Meclisin aynı konuda kanun çıkarması durumunda kararname hükümsüz hale geliyor.  Kararnameler Meclisin ve Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabi oluyor.

Sorumlu Cumhurbaşkanlığı geliyor. Cumhurbaşkanı’nın “sorumsuzluğu” ortadan kalkıyor, yani “yetkili ama sorumsuz” olmaktan çıkıyor.  Cumhurbaşkanı’na denetim ve cezai sorumluluk geliyor.  Cumhurbaşkanı şu anki anayasaya göre Meclisin dörtte üç oyuyla yalnızca vatana ihanetten yargılanabiliyor.  Şimdi ise hakkında herhangi bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabiliyor.  Hakkında soruşturma açılan Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alamıyor.  Yeni sistemde Cumhurbaşkanı Meclise ve millete karşı sorumlu oluyor.  Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanı’nın tek başına yaptığı işlemler yargı denetimine tabii değildir.  Yeni sistemde Cumhurbaşkanı’nın bütün iş ve işlemleri yargı denetimine açılıyor.

Yargı sivilleşiyor. Askeri yargı tümüyle kaldırılıyor. Sadece disiplin mahkemelerine izin veriliyor.  Askeri mahkemeler sadece savaş halinde kurulabiliyor.  Yargıda birlik geliyor. Asker ve sivil ayrımı ortadan kalkıyor. Vatandaşlarımızın hepsi aynı yargı kurumlarına tabi oluyor.  AB müktesebatına uyumlu ve demokrasi standartlarını yükselten bir uygulama daha hayata geçirilmiş oluyor.

HSYK’nın yapısı ve seçim yöntemi değişiyor, adı Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) oluyor.  Üye sayısı 22’den 13’e, daire sayısı 3’ten 2’ye düşüyor.  Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın mevcut durumu korunuyor.  HSK’nın 4 üyesi, mevcutta olduğu gibi Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor.  HSK’nın çoğunluğunu oluşturan 7 üye ilk kez Meclis tarafından, nitelikli çoğunluk ile seçiliyor.  Meclise üye seçimi düzenlemesiyle demokratik meşruiyet güçlendiriliyor.  Yargı kurumu üyeleri arasında seçime dönük rekabet ve gruplaşma son buluyor, Meclisin iradesi öncelik kazanıyor.  Yeni düzenlemeyle FETÖ tipi yapılanmaların HSK’ya etki etme imkânı ortadan kaldırılıyor.

Yargının bağımsızlığı ifadesine “tarafsızlığı” da ekleniyor. Yargının bağımsız olması yetmez, tarafsız da olması gerekir. Tarafsızlığı anayasal hüküm haline getiriyoruz. Anayasamıza eklenen bu ibare yargıya olan güveni arttıracaktır.  İleride yapılacak yargı düzenlemelerinde esas kabul edilecektir.  FETÖ ve benzeri terör yapılanmalarının yargı içinde güç kazanması engellenecektir.

Bütçe hazırlama ve sunma yetkisi Cumhurbaşkanı’na veriliyor.  Bütçe kanunu teklifini hazırlayıp Meclise sunma yetkisi Cumhurbaşkanı’na veriliyor.  Bunun dışında kanun teklifi verme ve yapma yetkisi Mecliste.  Bütçe Kanunu ile Kesin Hesap Kanunu aynı maddede birleştiriliyor, Mecliste birlikte görüşülüp karara bağlanıyor.  Bütçe kanunu Mecliste onaylanmazsa, öncelikle geçici bütçe hazırlanıyor. Bu da olmazsa, bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak yürürlüğe konuyor.  Böylece bütçe ile ilgili nihai karar Meclise ait oluyor.

Kurumlar ile ilgili idari düzenlemeler Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılıyor. Kurumların yapısal dönüşümleri, benzer iş yapan birim veya kurumların birleşmesi kolaylaşıyor.  Günümüz hız çağı. Yeni teknoloji ve uygulamaların gerekli kıldığı kurumlar hızla hayata geçiriliyor.  Kurumsal düzenlemeler ile uğraşmayan Meclis, esasa ilişkin konulara ve kanun yapımına daha fazla zaman ayırabiliyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile yerel tüzel kişiliğe sahip kurumlar kurulamıyor.

Sıkıyönetim kalkıyor, OHAL yeniden düzenleniyor  Sıkıyönetim uygulaması tarih oluyor.  Olağanüstü Hal, 15 Temmuz hain darbe girişiminin sonuçları ve terör tehditleri de göz önüne alınarak, yeniden tanımlanıyor.  Mevcut sistemde Bakanlar Kurulu yetkisinde olan OHAL ilanı, yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı’na veriliyor.  OHAL ilanı aynı gün Meclisin onayına sunuluyor. Meclisin OHAL’i uzatma, kısaltma ya da kaldırma yetkisi bulunuyor.  Bu dönemde çıkan kararnameler üç ay içinde meclis tarafından onaylanmaz ise hükümsüz kalıyor.  Cumhurbaşkanı OHAL ilanını ve OHAL kararnamelerini Meclisin onayına sunduğu, Meclisin OHAL’i uzatma, kısaltma ya da kaldırma yetkisi de olduğu için, Meclisin bu konudaki denetleme gücü ve sorumluluğu ön plana çıkıyor.  OHAL de olsa seçim süreci tamamen YSK’nın denetiminde gerçekleşiyor.  OHAL terörle mücadeleyi hedeflediği için güveni artırıyor. Vatandaş güvenli bir ortamda özgür iradesini sandığa yansıtıyor.

Bu maddeler milletimizin ve ülkemizin faydasınadır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada milletimizin faydasına çalışmaya devam edeceğiz. Milletimiz bu maddeleri incelediğinde hepsinin ülkemizin ve milletimizin yararına olduğuna karar verecektir. Biz yalanla değil doğrularla milletimizle buluşuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu